On-Premise Nedir?

Günümüzde dijital dönüşüm, on yıl öncesine nazaran çok farklı bir anlam taşıyor. Her geçen gün değişen ve farklı noktaları işaret eden dijital dönüşüm, bugün işletmeler açısından bir lüksten çok bir ihtiyaca dönüşmüş durumda. Yakın geçmişin en popüler tartışma konularından biri olan bulut altyapısının doğru olup olmadığı noktasında bugün, konunun uzmanları ve deneyim sahibi olan herkes aynı fikirde. Peki, bu tartışmaların odak noktasında yer alan On-Premise(Şirket içi) sistemler hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? Bugün hala birçok şirket, iş süreçleri için en güvenilir olanın şirket içi uygulamalar olduğuna inanıyor. Bu sebeple de buluta geçmek için gerekli adımları atmaktan çekiniyorlar. Eğer sizler de bu çekincelere sahipseniz, doğru yerdesiniz! Bu yazımızda sizlere on-premise sistemleri ve bulut sistemlerle aralarındaki keskin farkları anlatacağız. Hadi başlayalım!

On-Premise Sistemler

Günümüzde hangi sistemi seçerseniz seçin, öncelik her zaman veri güvenliğinindir. Veri güvenliği söz konusu olduğunda on-premise yani şirket içi sistemler çok daha güvenli olarak kabul edilir. Bunun en önemli sebeplerinden biri de kuşkusuz şirket içi sistemlerin bir BT ekibi tarafından yönetilmesi ve tamamen şirketinize özgü bir yapıda olmasıdır.

Şirket içi yazılımların en büyük dezavantajı ise tüm çözümün yönetilmesi adına harcanan emek ve maliyetin bulut sisteme oranla çok daha fazla oluşudur. Şirket içi sistemlerde ortaya çıkabilecek olası sorunları önlemek adına, entegrasyon, yazılım lisansları ve BT çalışanlarına gereksinim vardır. Tüm bunlar da ciddi maliyet demektir.

Bulut Sistemler

Bulut sistemler, şirket içi yazılımlardan oldukça farklı imkanlar sunar. Bu imkanların en başında ise çağımızın kullanıcılarının en çok değer verdiği ‘özgürlük’ gelmektedir! Şirket içi sistemlerde tüm veri şirket içinde bir ortamda barındırılırken, bulut sistemlerde üçüncü taraf sağlayıcı tüm veriyi sizin için barındırır. Bu durum, şirketlerin gerektiği zaman ödeme yapmalarına, kullanıcı gereksinimlerine ve işinin büyümesine bağlı olarak ölçeklendirme yapmasına olanak tanır.

Bulut sistemlerde bir sermaye gideri yoktur, veriler düzenli olarak yedeklenir ve şirketler de sadece kullandıkları kaynaklar için ödeme yaparlar. Küresel bazda agresif büyümeyi hedefleyen kuruluşlar için bulut sistemler çok daha caziptir çünkü müşteriler, iş ortakları ya da diğer işletmelerle minimum çaba harcayarak bağlantı kurulmasına olanak tanır.

Ayrıca, bulut sistemler için ekstra bir BT departmanına ihtiyacınız kalmaz. Kullanıma hazır olarak teslim alabileceğini bu sistemler ile kullanıcılar uygulamaya anında erişim sağlayabilirler.

Yukarıda da anlattığımız gibi, şirket içi ve bulut sistemler arasında oldukça büyük farklar vardır. İşletmeniz açısından hangisinin doğru olduğuna tamamen ihtiyaçlarınız ve bir çözümden beklentiniz yanıt verebilir. Fakat, sadece bugünü değil, geleceği de düşünerek yatırım yapmak istiyorsanız, bulut sistemlerin sizin için daha uygun bir yapı sunduğunu söyleyebiliriz.

Yenilenen İş Dünyasında On-premise ile Bulut Teknolojisinin Yerleri Nasıl Olacak?

Covid-19 salgını bizlere bir kere daha önemli bir soruyu hatırlattı. Şuan online olarak hizmet veren ve altyapısını online hizmet ve dinamik çalışma koşullarına uygun kurmuş şirketlerin, pazarlara hükmettiğini görüyoruz ve önümüzdeki günlerde de aynı tablo ile karşılaşmamız çok olası. Bu tarz altyapıların tamamen on-premise sistemler ile yürütülmesi pek olası değil. Peki bu duruma bağlı olarak, hangi durumlarda ve hangi şirketlerde On-premise sistemler tercih edilmeli? Şu ana kadar gözlemlediğimiz kadarıyla, özellikle satış-pazarlama süreçlerinde dinamik çalışması gereken, satış sonrası servisi süreçleri çok kritik olan şirketler ve ekiplerin, kesinlikle süreç ve aksiyon odaklı uygulamalar özelinde bulut üzerinde çalışması gerektiğini söyleyebiliriz.

Tabiki hala veri güvenliğinin çok önemli ve kritik olduğu noktalar var. Tüm süreçlerin ve uygulamaların bulut üzerine geçirilmesinin çoğu senaryoda doğruluk payı çok az oluyor. Buradan çıkartılacak en güzel aksiyonlardan biri de, şirket üzerindeki on-premise ve bulut uygulama/sistem dağılımının gerçekçi bir şekilde ve dinamik bir yaklaşım ile yeniden gözden geçirilmesi olacaktır.

Bir cevap yazın